Yazma yeteneğinizi geliştirmek istiyorsanız, işte yapmanız gerekenler..
Gözlerinizi kapatın..
Yazmadan önce gözlerini kapatın, zihninizi açın ve yazmak istediğiniz şeyi kafanızda canlandırın.Okuyacak kişiye daha çok ifade edecek tanımlayıcı sözcükler seçin.
Net olun..
Yanan bir ev gördüğünüzde, itfaiyeye koşup ''Mahallede dolaşırken çocukken yaşadığım İzmirdeki siteye benzeyen bir site içerisinde, çift katlı çok şirin bir ev gördüm, sanırım 2 katlı ama zemin altında bir kat daha olabilir, bahçesinde hanım elleri var -ki hanım elinin kokusunu da çok severim zaten, bu evin penceresinden dumanlar çıkıyor, yanıyor olabilir mi?'' demezsiniz. 'Ev yanıyor' diye bağırırsınız. Yani hemen konuya girin.
Argo kullanmayın..
''Satışçılar süper'' gibi ilkokul çocuklarına yakışır bir ifade tarzı yerine ''Satışçılar başarılı'' gibi tanımları tercih edin.
Gülücük yasak..
İfadenizi daha da yumuşatmak ya da kendinizi daha sevimli göstermek gibi bir amacınız bile olsa gereksiz yerde gülücük sembolü koyma gayreti göstermeyin. Sosyal ağlarda evet ama iş mailinde, sunumlarda, raporlarda hayır!
Yazdıklarınızı okuyun..
Yazım denetimi büyük icad ama siz yine de güvenmeyin. ''Geçmez'' ya da ''gelmez'' de yazım denetimine takılmayan kelimelerdir ama ''Buralara gelmez'' ile ''Buralara geçmez'' aaynı cümleler değildir. Bu nedenle altı kırmızı çizgili olmamış bile olsa yanlış yazımlar söz konusu olabilir. Dikkatle en az bir kez yazdıklarınızı okuyun.
Daha akıllı görünmeye çalışmayın..
Gazetecilikte bile kural on iki yaşında bir kişinin anlayabileceği netlikte cümleler kurmaktır.Daha akıllı görüneceğinizi düşünerek uzun, süslü ve karmaşık cümleler kurmayın. Net ve öz yazın, okuyan kişi anlatmak istediğiniz noktayı ne kadar çabuk kavrarsa o kadar iyidir.
Kendinizi geliştirin, okuyun, yazın..
Kitap, dergi, gazete hiç farketmez.. Ne kadar çok okursanız; cümle yapısına, dilbilgisine, paragraf düzenine o kadar hakim olabilirsiniz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.