Son günlerde 'egosu tavan yapmış', 'egosu pek yüksek' gibi tanımları duydukça nedir bu ego kavramı üzerine sen de bir şeyler yaz diyen Ego'm beni dürttü.Vikipedi der ki; İd, ego ve süperego insan zihninin katmanlarıdır.İd, zevk temelli bir istekler ve aşırı ısrarcı temel enerjinin çıkış noktasıdır. Ego ise idin bu isteklerini gerçeklikle karşılayan kısımdır. Çeşitli savunma mekanizmaları ile idi dengeler. İd ve süperego arasında dengeleyici unsurdur. Temel görevi kişisel güvenlik sağlamak ve idin bazı isteklerine izin vermektir. Süperego, baba figürünün ve kültürel adetlerin içselleştirilmiş bir sembolüdür. İd nin ihtiyaç ve talepleriyle çatışma halindedir.
Yaniii, İd diyor ki -ben bunu istiyorum, Ego diyor ki -dur ben bu isteği bir değerlendirip gerçekleştirmeye çalışayım, Süperego diyor ki -hop bu istek topluma aykırı..
Sonuç, bizim ego su yüksek dediğimiz kişi aslında süperegosunu dinlemeyen, egosu haşarı ve id ne derse onu yapan kişi.
Hani ben -kendimi bu yönde geliştirmesem de- senden daha yüksek titledayım- diyenler var ya, ya da tecrübenize,yaratıcılığınıza dayanarak verdiğiniz bir öğütü -yahu ben bunu akıl edemedim o etti- diyenler, işte bu yazıda kast edilen kişi o, saldır egosuna!
Ben de arada böyle yaparım diyorsanız, bi zahmet iş yeri kapısında egonuzun kulağını bir çekiverin, -şimdi çalışmaya başlıyorum idimin dediklerini yerine getirirken abartma, süperegomun lafını da dinle- deyiverin. Zira iş hayatının tempolu, dinamik yapısı sizin egonuzun at koşturamayacağı kadar sistemli akıyor, çevrenizdekileri yavaşlatmanın, yok yere stres yaratmanın lüzumu yok.